Milta Bodrum Marina

Osmanlı Tersanesi Sanat Galerisi

Screen Shot 2021-02-10 at 20.58.33

Denizcilik tarihinin suskun tanığı:
Osmanlı Tersanesi…

Mavi sonsuz güzelliği ile adeta hükmeder bu topraklara. Bodrum’da denizciliğin kökeni, antik dönemlere kadar uzanmaktadır. Tarih boyunca ikisi kadın, üç büyük amiral yetiştirmiştir Bodrum. Salamis Deniz Savaşı’nın kahramanı I. Artemisia, Rodosluları bozguna uğratan II. Artemisia ve Akdeniz’de rakiplerine korku salan meşhur Osmanlı Amirali Turgut Reis…   

Osmanlı Tersanesi Bodrum’un denizcilik ve tekne yapım tarihinin modern dönemdeki en önemli sayfalarındandır. Osmanlı zamanında gemi inşasına verilen önemle birlikte Bodrum Tersanesi adını duyurmuş, inşa olunan sağlam kalyonların yarattığı ün ile günümüzdeki engin denizcilik mirasına zenginlik katmıştır. XVIII. ve XIX. yüzyılda Osmanlı donanmasına inşa ettiği kalyonlarla katkı sağlayarak denizlerdeki gücünü korumaya yönelik çalışmalarda bulunmuştur. Hem yeni kalyon inşası hem de hasarlı kalyonların tamir edildiği bir merkez konumundadır.

Osmanlı Tersanesi Bodrum yat limanının batı kısmında yol kenarında yer alır. Tersane girişinde korsan saldırılarına karşı inşa edilen Osmanlı Kulesi, günümüzde sanatsal sergilere mekan olarak “Osmanlı Tersane Kulesi Kaymakamlık Sanat Galerisi” kimliğiyle tarihteki seyrini sürdürmektedir.

Bodrum’da Osmanlı Tersanesi’nin varlığı ile ilgili ilk bilgiler 1727 tarihli Kızılhisarlı Mustafa Paşa vakfiyesine dayanır. Kaptan-ı Derya Cafer Paşa’nın 1771 yılında Bodrum’da bir kalyon yaptırdığı belgelerde görülmektedir.

Tersanenin üst kısmında bulunan denize nazır türbede XVIII. yüzyılda Türk Denizcilik Tarihi’nde önemli roller oynayan Kızılhisarlı Mustafa Paşa ve oğlu Kaptan-ı Derya Cafer Paşa yatmaktadır. Türbe 1727 yılı civarında inşa edilmiştir.

Rodos mutasarrıfı (vali) Kızılhisarlı Mustafa Paşa korsan takibi, gemi yapımı vb. hizmetler dışında Bodrum’da cami ve okul inşaa ettirmiştir. Cafer Paşa ise, Osmanlı belgelerinde belirtildiği gibi Akdeniz’i köşe-bucak bilen bir kaptandır. 1770 yılında Kaptan-ı Derya olarak görev yapmıştır. Son görevi Rodos mutasarrıflığıdır.

Tarihi değer taşıyan mezarlık, Mustafa Paşa’nın türbeye gömülmesinin ardından oluşmuştur. Mezarlık içerisindeki en eski taş 1751 yılına tarihlenmektedir ve bir kadına aittir.

Mezar taşlarından elde edilen bilgiler ve taş işlemeciliğinde gösterilen özen buranın seçkinler mezarlığı olduğunu ortaya koymaktadır.